"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: inanç

Din Teorisyenliği Diye Bir Mefhum Olmayabilir

Bu akademik bir yazı değildir. Çünkü akademik bir kariyerim yok. Sadece modern zamanlardaki insanların din ile münasebetleri üzerine kafa yormuş bir beşerim. Allah’ın bana verdiği aklı, bir dönem bu husus üzerine yoğunlaştırdım.

Din bir teori değildir. Bunu elbette biliyorum. Zaten okuduğunuz bu yazının başlığı, dikkati celp etmek amacıyla yapılan bir kelime oyunudur. Şiirsel bir ifade olabilir belki de. “Lacivert düşler” gibi.

Bu yazı, soru sorandır. Cevap zaten verilmiştir. İnsanlar aslında soruları keşdefer. Zaten her şeyibilen güç, bütün cevapları vermiştir. İnsan soru sormak için vardır. Bu yazı da haliyle insani bir vazifeyi yüklenmiştir; “soru sormayı.” Ama her soru cümlesinin sonunda illa ki soru işareti olmak zorunda değildir. Bazı cümlelerin sonunda soru işaretleri yoktur ama yine de insanların kafasında soru işaretleri oluşturur. Bu yazı yapma endişesi taşımakta.

İnanç Üzerine Uzun Bir Yazı

Tüm bu olup bitenleri anlamaya çalışırken dinden çıkmaya korkan insanların, kafalarındaki ve bize empoze ettikleri Yaratıcıya tam anlamıyla hiç kimse inanamıyor. Bu sert bir iddia. Haklısınız. Ama insanların “dinden çıkma korkusu” yüzünden bir sürü gerçek, bir sır olarak birilerinin tekelinde kaldı.

Allah’a layıkıyla inanmak için mucizelere ihtiyaç duymaya gerek yok. Hayat başlı başına bir mucize değil mi? Muhtemelen Peygamber gelip Ay’ı ikiye bölmeyecek mübarek parmağıyla (ki böyle bir şeyin olmadığını iddia edenler ve ayetlerle bunu destekleyenler de var). Sıradan bir hayatın içerisinde gizlenmiş hakikatlerdir bize Yaratıcı’ya yaklaştıracak. Elbette O kalpte olanları biliyor.

İnançlı biri olmaya gayret göstermek, denemeye değer ve bu noktada insanın kaybedeceği pek bir şey yok aslında. Allah’ın emri olan her şey hepimize anlamlı geliyor. Eğer anlamsız geliyorsa, burada insanın algı problemini ya da Allah inancını gözden geçirmesi gerekiyor.

Modern zamanlardaki ademoğlu, vicdanının ağlayan sesini duyuyorsa yalnız ve soğuk gece yarılarında, her şeyi beşerin yönettiği ve beşerin koyduğu kurallara boyun eğmenin bir sonucu mu yoksa?

Zamanın Şartlarına Göre Bir Din Tasavvuru

Bir tek kitaba inanıyoruz ve ömrümüzün sonuna kadar da, bu kitabın hükümlerinin değişmeyeceğine inanıyoruz. Sabit kurallar bütünü, tüm çağ için aynı hükümdedir. Yani dün günah olan, bugünün şartlarına göre, meşru sayılmamalı.

Her şey  yine sona kavuşacakken, olup bitenleri Allah’ın takdirine bırakıp, hükmü ile ters düşmemek gerektiğine inanıyorum. Kaldı ki, hiç olmayacak olan bir şey, belki bizim hayrımıza olmuş olabilir.