"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: blog

Yazmak Üzerine Bir Kez Daha

İnsana böyle bir nimetin bahşedilmesi ne kadar lütüfkar. Yazmayı seviyoruz. Çünkü yazmak düşüncelerimize can veriyor. Yazmak bir nevi doğum. Dışardan aldığımız her şey ile, kafamızın içindeki birleşiyor ve cümleler meydana geliyor. Hoş bir üretme. İnsana değer katıyor. İnsanı mutlu ediyor. Ne kadar da hoş. Modern zamanlarda yaşayan ve ne yazık…

Günler Birbirini Kovalarken

commandments-good-life

Her geçen gün, diğer geçen günlerden farklı değilse önemli bir sorun var demektir değerli okur. Öyle ki, bu içimizde yaşadığımız durumu hissetmediğimiz ile alakalıdır. Çünkü her gün diğerinden farklıdır. Çünkü her geçen gün ölüme bir daha fazla yaklaşmış oluruz. Ölüme bir gün daha yaklaşmamızın muhteşem gerçeği bile, bugünü diğerlerinden farklı kılmaya yeter.

“İki günü eşit olan ziyandadır.” buyurur Hz. Muhammed. Bu hadisin sahih olup olmaması ile ilgilenmiyoruz. Çünkü hakikat aklımıza ve gönlümüze tesir ediyor. Düşündürüyor ve hayatı daha anlamlı kılmanın yolunu gösteriyor.

Çok Okunan Blog Yazarı Olmak İçin

logo-blog-interior

Bu konuyla ilgili bir çok konu bulabilirsiniz. Ama ben yazılanların hiçbirine itibar etmiyorum. İtiraf etmeliyim ki, çok okunan bir blog yazarı da olmak istemiyorum. Okunmak benim için kafi. Okunmasam bile, düşüncelerimin bu şekilde somutlaşması ve hayat bulması beni ziyadesiyle mutlu ediyor zaten. Öte yandan bu işi ciddiye aldığımı ve bu yazma eylemini hayatıma tam anlamıyla hakim olmasını isterdim.

Okumak… Okumaya Nereden Başlamalı?

Not: Bu yazı Müslümanlık referans alarak yazılmıştır. Diğer din mensuplarıyla ilgili değildir.

Okumak ama neyi? Ya da kimi? Herkes okumanın öneminden bahsediyor. Hatta birileri zahmet buyurup liste bile hazırlamış. Benim de kendime ait bir okuma listem var ama ben ukalalık edip paylaşmayacağım. Ama okumak ile ilgili bir kaç kelam etmeden de geri durmayacağım. Dünya’ya okumak ile ilgili ben de bir kaç ifade bırakmayı temenni ediyorum.

Nitelikli okuma becerimin olduğunu söyleyemem ama nereden başlayacağımı zannediyorum (Aslında “iyi biliyorum” diyecektim ama bu ifadeyi kullanmaya cesaret edemedim.).

Düşüncelerimin Yansıması

İnsan bir yerden başlamalı ama nereden? Anlamlı bir başlangıç için “din” konusu önemli. Din insanın nereden başlayıp, nerede durması gerektiğini gösteriyor. Açıkça. Ama insan o kutsal satırlarda gözlerini gezdirmekle anlamıyor hakikatleri. Öyle olsaydı o kutsal metinlerde defalarca gözlerini gezdiren bir adam olarak, zihinsel olarak gaflette olmazdım.

Sanıyorum ki, her insanın hakikat arayışı başka. Öyle olsaydı Allah bir, hepimiz aynı Tanrı’ya inanırdık. Hepimiz aynı Tanrı’ya inanmıyoruz sanırım, hepimiz aynı Tanrı’ya inandığımızı sanıyoruz. Hangimizin Tanrı’sı gerçek, hangimizin ki zihnimizin yarattığı bir sanrı büyük bir meçhul. Çok mu iddialı konuştum? Sanmıyorum. Benim bildiğim bir Allah var. Tanrı kelimesi, yazının seyri açısından daha uygun olduğu için kullandım. Biliyorum. Tanrı kelimesini bu yazıda kullandığım için rahatsız olacak insan çok. Şunu bile duydum; “Allah Tanrı’nın cezasını versin.”

Yazmanın Sorumluluğu

YazmakBundan bir kaç ay önce sanal bir dergide yazarlık başvurusunda bulunmuştum. Sağ olsun editör layık görüp yazarlık kadrosunda bize yer verdi. Bizim gibi yazarlığı heves derecesinde bulunan ve elle tutulur başarısı olmayan yeni yetmeleri heyecanlandırdı elbette. Ama bir sorun vardı. Yazamıyordum.

Her şeyden öte bu dergi bir “İslami”  bir dergiydi ve bu başlı başına bir sorumluluktu. Şahsen bu ciddi sorumluluk benim omuzlarımda ciddi bir ağırlığa neden oluyordu ve yazı yazmamda beni engelliyordu. Bu yüzden, en baştan beri blog sayfalarını önemsiyorum. Ben burada kimseye hesap vermeden istediğim gibi yazabiliyorum. Bu beni rahatlatıyor. Vicdanımdan başka çekineceğim bir şey olmadığı gibi, içimden gelenleri çok rahat yazabiliyorum. Oysa dergide durum daha farklı bir hal alıyor. Yazdığım yazılarda bir takım kaygılar hissediyorum. Derginin misyonuna uyması, yazılan yazıların okuyucu kitlesini rahatsız etmemesi, edebi kaygı gibi sıkıntılarla yazmak beni epeyce rahatsız ediyordu.

Blog Özgürlüktür

Blog yazarları, gazetelerdeki köşe yazarlarından daha samimidir. Çünkü onların medya patronları yoktur. Onların patronları akıllarıdır. Doğru veya yanlış, onlar akllarından geçenleri yazarlar. Onların suni gündem oluşturma gibi bir dertleri yoktur. Kelimelerini medya patronlarının ya da bağlı oldukları ideolojinin liderlerinin isteklerine göre seçmezler. O an ne yazmaları gerekiyorlarsa onu yazarlar. Bu yüzden köşe yazarlarından ziyade, blog yazarları daha samimidir.

İnternet Starı Olma Sorunsalı

Gündem yoğun, ortalık toz duman. Yazacak ve analiz edilecek çok şey var. Hepsini dile getireceğiz Allah’ın izniyle. Ama bunlara girmeden önce, bir noktada söylemek istediklerim var.

2005 yılından beri farklı sitelerde yazılar yazdım. Daha sonra burada karar kıldım. Bu siteden daha umutluyum. Daha uzun soluklu olacağını düşünüyorum. Bu yüzden blog sayfam için ne gibi güzellikler yapabilirim diye araştırma yaparken, bu konuda bir çok içeriğe sahip  blog sayfaları ile karşılaştım. Daha çok ziyaretçi kazanmak