"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Sağlıkçının Güncesi

Sağlıkçının Günlüğü -2-

35135

Yoğun Bakım.

İlginçtir ki, insanlar ölüme her daim yakınken, bu ünitede daha yakın olduklarını düşünüyoruz. Oysa biz normal şartlarda hiç bir insanın ölme ihtimalini göz önünde bulundurup ağlamıyoruz. Ama buraya yatan hastaların ölmelerini daha olası görüyoruz. İnsan aslında görmek istediği kadarını görüyor. Burası çok açık ve net.

Staj döneminde yoğun bakımla ilgili hatırladığım çok ağır kokusu ve hastaların daha iyi bakmaları için hasta bakıcılara para vermesi. Hatta bir keresinde, yaşlı bir amcayı lavaboya götürdüğüm vakit, dönüşte bana para vermesi hala aklımdadır. Yaşlı amcaya bunu kabul edemeyeceğimi, hem ahlaki açıdan ve hemde mesleki etik açıdan doğru olmadığını o zamanki dilimin döndüğü kadarıyla anlattım.

Sağlıkçının Günlüğü -1-

Not: Bu başlıktaki tüm yazılar, muhtemel bir kitabın taslağını oluşturması açısından   hiç bir şekilde kopyalanamaz ve yayınlanamaz.

35135

Bu mesleğe başlamadan önce, sağlıkçılığın bu kadar manidar bir yanı olduğunu elbette bilmiyordum. Ölüm kelimesinin “exitus” olarak ifade edildiği ve sıradan bir olay gibi görünen nadir mesleklerden bir tanesi ve ilki diyebilirim. Ölüm elbette sıradan bir olay ve olmalı ama yine de ölüm bu! Yani biz sağlıkçılar olarak elbette sıradan bir şey ama bir hayatın bitmesi mühim bir olay. Sıradan ama mühim.