"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bir Çanta Dolusu Kitap ve Defter

Boş zamanlarımda Tanrı ile ilgili düşünmek bana varlığımı hissettiriyor. Bu cümle biraz felsefi, çokça garip gelebilir ama önemli olan insanın kendisinin gerçekte ne hissettiğidir. Siz dünyanın en dürüst insanı olsanız bile, bazen size insanlar inanmayabilir. Bu yüzden ilk önce kendine, sonra Tanrı’nın senin doğru söylediğini bildiğine inanman gerekiyor (tabi Tanrı’ya inanıyorsan).

Çantamdaki çoğu kitaplar dolaylı ve direk olarak Tanrı’dan bahsediyor. Sadece Necip Fazıl Allah’tan bahsediyor. Tanrı ile Allah sizin için aynı şey olabilir ama Allah daha özel ve eşi olmayan bir kelime. Tanrı’nın Tanrıçası, İlah’ın İlahesi ama Allah’ın eşi benzeri yok. (El-İllah’tan türediğini saymazsak.)

Çantamda bu kadar kitap ve defterin olması, keyifli bir meşguliyet olabilir. Aynı zamanda bir hakikat arayışı da olabilir. Ya da epey keyif aldığım bir uğraşıyı, “hakikat arayışı” kisvesiyle kutsallık da katıyor olabilirim. Bütün ihtimaller insanındır. İnsan ihtimallerin toplamıdır. Bir çanta dolusu kitap ve defter benim, kendime başkaldırışım ve ne hikmetle geldiğim şu dünyayı anlama çabamdır. Sizin öyle bir çabanız olmayabilir o ayrı.

Bunca kitabın içerisinde, satır aralarında geçen “ölüm” kavramı, okuma hızınızı da arttırıyor haliyle. O kadar kitap yazılmıştır ama bir küçük bebeğin o masumane ve muhteşem gülümsemesinin anımsattığı hakikati hiç bir kitap yazamaz. O gülüş, varlığa anlam kazandırıyor. Filozofların kızları olmadı mı, gülümsemelerini görmediler mi?

Oliver Leaman, ile İslam Felsefesi’ne adım atarken, Alexander Moseley anladığım kadarıyla felsefeyi anlatma derdinde. Necip Fazı Kısakürek ise gayet mağrur, estetik ve şairene bir şekilde ÇİLE’yi anlatıyor. Son olarak Allah’ın buyruklarının Türkçe çevirileri. Bir iki defter. Ne anlatıyorum acaba? İşte bunları. Düşüncenin ete kemiğe bürünmesini.

Bir çanta dolusu kitap ve defterden Allah mahrum bırakmasın.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir