"Enter"a basıp içeriğe geçin

Aylar: Haziran 2017

Ben Buradayım Sevgili Okuyucum Sen Neredesin Acaba*

Foto Bilgisi:
“Canım insanlar! sonunda bana bunu da yaptınız.”/Oğuz Atay’ın el yazısıyla günlüğü
(25 Nisan 1970)

 

Kimsenin beni okumadığını biliyorum. Çoğu ülke insanının aslında kimseyi okumadığını ayrıca biliyorum. Okuyan insanların dahi, tam anlamıyla okumadığını da biliyorum. Üstelik ne yazık ki, hakiki okuma eyleminin küçük ve elit bir zümrenin elinde olduğunu dahi biliyorum. Şimdi sorulacak soru, tüm bu bilinenler ışığında ben neredeyim?

Okumak da bazen günahtır. Evet, bu çok okuyanların cür’et edebileceği bir cümle. Hasan Ali Toptaş okumanın günah ya da boş olduğunu düşünemezsiniz. Bu çok aptalca olabilir. Ama insanın öncelikleri vardır ve bu önceliklerimiz içerisinde Hasan Ali Toptaş kaçıncı sırada?

Ali Bulaç’ın “ne okumalı” diye bir dört yıllık bir okuma listesi var. (Liste için tıklayınız.) Bu okuma listesi epey yorucu ve sabır gerektiren bir süreç. Yılların peşi sıra gittiğini düşündüğümüzde dört yıl kısa bir süre. Üstelik bu süreci bireysel bir üniversite gibi düşünün. Ben listeyi sağlıklı buluyorum. Ama söz konusu Ali Bulaç. Şu an hapiste. Kendisine ne kadar güvenebiliriz bilemem. (Bu son cümle ülkenin düşünce seviyesinin henüz olgunlaşmaması üzerine, mecburen sarf edilmiştir.)

Düşünce deryasına, küçük bir sal ile yolculuğa çıktığımdan beri, ukalalıktan ve peşin hükümlülükten vazgeçtim. İnsanların beni zorla değil, zamanla anlamasını umut ediyorum. Zaaflarım var bunu biliyorum ama genel anlamda sakin olmaya, olup bitenleri gerçekten anlama çalışıyorum. Geri kalan zamanlarımda ise okuyorum. Baba olduktan sonra, okuma meşguliyeti benim için daha başka bir anlam ve boyut kazandı. Kütüphaneme kızımın okumasını istediğim kitapları kazandırıyorum. Yarın nasip olursa, kızımın tüm yazdıklarımı okumasını isterim. Hayır sandığınız gibi değil. Bir şeyler öğrenmesi için değil, beni anlaması için.

Kötü Roman Olur mu?

Bir romanın iyi olup olmadığına karar vermek için, çok fazla iyi roman okumanıza gerek yok; çünkü bir romanın iyi veya kötü olması, bir kişinin hükmüne bağlı değildir. Bu yüzden iyi kitaplar ve kötü kitaplar bazen sadece kişinin kendi görüşüdür ve bu roman hakkında kesin bir hükmü değil bir yorumu belirtir. Ama bir takım istisnalar vardır ve bazı romanlar gerçekten iyi romandır. Bu romanların iyi roman olduğuna da en iyi zaman karar verir. Örneğin Savaş ve Barış, Suç ve Ceza, Bülbülü Öldürmek gibi…

Kumral Ada Mavi Tuna, bir kadın romancının (Buket Uzuner) eseri ve fazlaca duygusal. Konuşma metinleri çok ağdalı ve romandaki dünya gerçekten çok uzak, yapay ve iğreti bir dünya. Çok fazla ütopik. Roman olduğu için rahatça eleştiriyorum. Olaylar arasında geçişler çok keskin ve bazen saçmalığa varacak derece mantık dışı. Bu yüzden romanın sonunu beklemeden kitabı kaldırmak istedim yerine ama şıpsevdi bir okuyucu olmadığım için kitaba biraz zaman tanıdım.