"Enter"a basıp içeriğe geçin

Çocuklar Geçmişi Hatırlamaz

s-990da4919bc1808e15625323f4a6d021eadea5a6

Gözleri uykulu ve saçları dağınıkken bile güzelliğinden hiç bir şey kaybetmeyen küçük kız çocuğu, küçük ayakları üşümüş… Yüzünde yer yer tebessüm ama çoğu zaman savaş yüzünden harabeye dönmüş sokakta, küçük ve masumane zihniyle korkuyla etrafa bakar. İnsan olanın içi acır.

Bir zaman oyunlarla oynadığı bu sokakta yer yer ağlayan ve yıkılmış evine umutsuzca bakan insanları görüyor. O küçük ve güzel zihni hiç bir şey anlamıyor. Çünkü her şey çok karışık. Doğrunun ve yanlışın bu kadar karıştığı, bu kadar ayrılığın, bu kadar hizipçi ve zamanın bu kadar acımasız olduğu başka bir zamanı hatırlamıyor. Çünkü çocuklar geçmişi hatırlamaz.

Yaralı annesinin eldeki imkanlarla yaptığı çorba, pek iştahlı olmasa da en azından açlığın pençesinden kurtarıyor. Çocuklar aç kalır mı Allah aşkına? Ama savaşın çocukları açlığı iyi bilir.

Savaşın çocukları harabeye dönmüş sokaklarda, bazen o çocuklara has gülüşle gülerler. Onlar güldükleri zaman, melekler Allah’a savaşın bitmesi için dua ederler. “Yeryüzünde kan döken halife“nin yani insanoğlunun bu kadar acımasız oluşunu anlamazlar. Çünkü onlar bilmezler, Allah bilir.

Allah bilir ne zaman bitecek bu savaş? Kehf Suresi’ndeki Musa (a.s) ile öğreticisinin hikayesini bilmesek, tüm olup bitenlere bir anlam veremeyeceğiz. Savaşın ortasında kalmış masum çocuklara nasıl anlatabilsek bu durumu? Onlardan önce kendimize nasıl anlatacağız bu durumu? Biz farkında mıyız her şeyin? Bu savaşın neden çıktığını soran çocuklara nasıl cevap vereceğiz. Zulüm görenler, zalimlerden daha çok değil mi?

Pahalı bir mekanda oturup kahvesini yudumlayan şehir insanının ölesiye korkacağı bomba seslerine alışmış küçük yürekleri ve bir daha ne zaman patlayacak diye bekleyişleri. İnsanoğlunun acımasız olması ta ezelden beri bilinir zaten. Yarına ümitle bakabilecek mi bu çocuklar? Yarın onlar için ne ifade edecek? Okulsuz, kitapsız bırakılan ve hayat gibi mucizeye bilginin gözünden bakamayacak savaşın çocukları. Bir beyaz çadırda ya da savaş çıkartanların ülkelerine doğru yürümekten ayakları çoktan şişmiş, yorgun ve çok aç.

Savaşın çocukları, insanlığın en büyük sınavı. Her şey Allah’ın hikmetinin sonucu. Allah savaşın çocuklarına yar ve yardımcı olsun.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir