"Enter"a basıp içeriğe geçin

Okuma Meşguliyetiyle Münasebetim Hakkında Üçüncü Yazım

800px-menendez_y_pelayo_with_a_book

Kalın ve ağır kitabı okurken göz kapaklarımızın ağırlaşmasına engel olmalıyız. Bedenimiz bize uyumamız gerektiğini söylediği zaman, bizi uyumamaya karşı koyan şey geçip giden zaman olabilir mi? Hele hele hayata geç başlayan ve güzel bir çift ela göze daha yeni bakmaya başlamışsanız; gaflet uykusunda geçen zamanı telafi etmek adına uykusuz geceler yaşamamız gerektiği gerçeği acı olduğu kadar da yorucudur değerli okur.

Bazen sevdiklerinizi ihmal edip, yüzlerce sayfalık kitapların arasına dalmanın yanlış olup-olmadığı tartışılabilir. Şahsen ilahi hükümlerin dışındaki tüm konuları tartışabilir ve konuşabilirim. Kitaplarla olan münasebetimde abartı bir durum görmüyorum. Çok fazla okuduğumu düşünmüyorum. Hatta kimi zaman çok yararlı okumalar da gerçekleştirdiğimi sanmıyorum. Ama en azından hayatı keşfetme noktasında kitapların bana yardımcı olacağını söyleyebilirim.

İsmiyle yaşayası, kokusunu cennetten getirmiş, annesinin ifadesiyle savunmasız, fazlasıyla masum, gözleri yer yer anlamlı bakıyor gibi görünen, mutluluğunuz olan, küçük elleri ve ayaklarıyla bir mucize artık kucağınızdayken, hayatı anlama ve anlamlandırma noktasında çok daha çaba harcamanız gerekiyor.

Yaşam ile ilgili felsefi tecrübelerimi yakın çevremde dahil olmak üzere kimseyle paylaşmamayı tercih ediyorum. İleriki zamanlarda Allah güç-kuvvet nasip eder de, edebi eserleri kaleme aldığım vakit felsefi tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.

Bana kızabilirler. Kitapla bu kadar hemhal olmamı garipseyebilirler. İnsanları anlıyorum. Ama bugün henüz bireyselliğini kavrayamamış, ruhlar aleminden gelip bir bedene yerleşeli bir kaç gün olmuş bir canın, yarın kucağıma sevmek için aldığımda hayat ile ilgili sorduğu ilginç bir soruya, ileride her daim hatırlayacağı bir cevap vermesi açısından biraz daha kitaplarla hemhal olduğumu itiraf etmeliyim.

Okumanın insanların nazarında değerli bir hal alması için, okumanın somut sonuçları olması gerekiyor. En azından bu ülke için böyle olduğunu söyleyebilirim. Yoksa ikibin sayfalık bir kitabı, yer yer sevdiklerini ihmal ederek okumaya gömülmek anlamsız gelebilir. Ama az önce de arkadaşa söyledim, okumasaydım başka ne yapabilirdim bilemiyorum. Bir şeyi ya da kimseyi herhangi bir sebepten ötürü beklerken ne yapabilirdim başka bilmiyorum. Okumak içerisinde bulunduğum zaman için anlamlı bir eylem. Beni başka boyutlara götürüyor.

Okuyun. Gerçekten ve samimi bir şekilde okursanız doğru okumayı öğrenirsiniz. Bu çok açık. Okumanın insandan insana farklı kazanımları olacaktır. Okumak sizin hayatınızda belki fark edemeyeceğiniz değişikliklere yol açabilir. Belki yine aynı konumda olacaksınız ama artık kahverengi bir mevsime merhaba demenin ve bu mevsimde çöpçünün henüz süpürmediği sararmış çınar yaprağının sizde farklı anlamlara geldiğini fark edeceksiniz.

Benim okuma ile meşguliyetim ilk etapta biraz pragmatikti. Bu doğru. Bunu artık kendime itiraf edebileceğim olgunluğa eriştim. Pragmatik de olsa okumanın beni farklı bir noktaya getirdiğine inanıyorum. Bugün hissiyatlarımı açık bir şekilde anlatabilmemi okumaya borçluyum değerli okur.

Romantik akıma bağlı Fransız şair, romancı ve oyun yazarı Victor Hugo’nun sözüyle yazımı bitireyim o zaman;

Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir