"Enter"a basıp içeriğe geçin

MÜSLÜMANLIĞIN GÖZ ARDI EDİLEN ŞARTI

durustluk-yazilari

Dini 5, 32 ve 54 farzdan ibaret sanılması bu zamana kadar büyük gafletlere yok açtı. (Bu konuyla ilgili detaylı ve edebi açıklamalar için, Rasim Özdenören’in “Müslümanca Düşünceler Üzerine Denemeler” kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim.) Son dönemlerde insanların dine bu kadar mesafeli durması, zannımca din kavramını; bir yaşam tarzı olmasından ziyade kafalarında yaşanılması mümkün olmayan kurallar bütünü olarak görmelerinden kaynaklanmaktadır. Kafalardaki din öyle bir din ki, “Allah kuralları koymuş ama kimse kusura bakmasın bu dini kuralların hepsinin uygulanması mümkün değil” düşüncesi hakim.

Din, naçizane düşüncem en yalın haliyle Allah’ın kartındaki makbul yaşam tarzıdır. Bu hayatı anlamlı yaşamamız için bir rehber, ilahi bir kaynaktır.

Malumunuz İslam’ın beş şartı var. Bu şartların içerisinde bizim konumuzun temelini oluşturan dürüstlük yok. Meşhur 54 farzda da yok. Belki bir kaç maddesi dolaylı olarak dürüstlükten bahsetse de, direk olarak kulun Allah’a ve kendisine karşı dürüst olması gerektiği ile ilgili bir madde yok.

Din planlı ya da plansız bilmiyorum bir şekilde amacından uzaklaştırılmakta. Zekat, oruç, kurban ve sair tüm ibadetlerde toplumun kahir ekseriyetle detaylı bir bilgisi yok. Daha tuhafı ise bunu bilmenin gerekliliğine de inanmıyorlar. Dini hakikatleri sadece “hoca”ların bileceğine dair toplumun genelinde bir inanış var. Yanı sıra Din’in bir ceza muhakemesi kanunlar bütünü olduğuna dair inanışlar da cabası. Örneğin, katılım bankalarından kredi çekmiyorlar, banka onların yerine malı alıyor ve daha sonra bir miktar pahalıya onlara satıyorlar. Bu sayede modern çağın ekonomik vebası olan faizden kurtulmaya çalışıyorlar.

Ukalalık etmek istemem ama insanların her şeyden önce dürüst olmaları gerekiyor. Günah işlemeden önce, günahlarını meşru bir zemine oturtmaları yerine gerçekten bu günahı işlemek istediklerini kendilerine söylesinler. Bu günaha bakış açımızı değiştirecektir inanın bana. Zaten “tövbe” dediğimiz kavram Allah’ın bizden bir özür beklemesi değildir. İnsanların kendi enaniyetlerini yok etmek adına öz eleştirilerini yapmalarıdır ve günahlarını kendilerine itiraf etmeleridir. Malumunuz Allah zaten her şeyi biliyor. Sen günahını ikrar etmelisin ki ne kadar alçak ve günahkar olduğunu bilmelisin.

Yazının esas konusu din hususunda insanın kendisine dürüst olmasıydı ama konu biraz açıldı. Demem o ki bataklıkta gül yetişmez. Toplumun kahir ekserisi geleceğe on yıl borçlandırılmışken, kemikli otuz dokuz kilo et çıkan kurbanlar gerçek maneviyatından uzaklaşıyor.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir