"Enter"a basıp içeriğe geçin

Sancılı Bir Dönem

Hayatımın bir dönemi çok sancılı geçti ama buna rağmen bu sancılı süreç, varlığımı en derinden hissettiğim zamandı. Başarısız ve kısa bir üniversite hayatından sonra, kendimi insanlara karşı çokça mahcup ve hayata yenilmiş bir halde, hayatın bir yerinden tutunmaya çalışıyordum.

Bu dönemde başladığım köşe yazarlığı bu anlamda, çizilen bir karizmasının  kurtarma girişiminden başka bir şey değildi. Etrafımdakilere; “tamam okulu bitiremedim ama başarılı olduğum konular da var” diyordum sanki. O zamanlarda bir yerel gazetede köşe yazarlığı yapabilmeyi başarı olarak görebilmem de tuhaf doğrusu. O zamanlar yazar olabilirsem her şeyin düzelebileceğine dair aptalca bir düşüncem vardı.

Köşe yazarlığında kazandığım çevre ile girdiğim sanatsal ortamlar beni ziyadesiyle mutlu etmiştir. Rahatsız edici derecede entelektüel insanlar vardı. Hatta entelektüel kelimesinin tek “L” ile  yazıldığını yaşça benden küçük ama fikir-kültür olarak önde insanlar, benden çok daha önce öğrenmişlerdi. Aralarında İsmet Özel ile ilgili konuşmaları beni giderek suskunlaştırmıştı.

Murat Yılmazyıldırım’ın saçma sapan şarkıları, Murat Çelik’in manevi yüklü anlamlı şarkıları, dergiler, edebi projeler, hayaller, ütopyalar, gerçekler… sürekli yazıyordum. Yazılarımda hayata dair bir şeyler yazmaya çalışıyordum ama neredeyse her yazıda kendimi savunuyordum. O zaman çok fazla yargılandığım için, kendimi savunma ihtiyacı hissediyordum. Bu savunmalarda edebi bir dil kullanırsam işe yarayacağını düşünüyordum ama beni yargılayanlar edebiyattan anlamıyordu.

Sancılıydı ama çok fazla yazıyordum. İnsanın manevi sancıları olduğu zaman daha fazla yazabiliyor. Yazılarımda uçurumun kenarında yürüyordum. İnançlı biri olarak, inançsızlığın kıyısında, kutsala karşı yaptığım aykırılıklar bana heyecan veriyordu. İnsanların aptal olarak yaşayacağı dönemlerinin olacağını şimdi anlıyorum ve benden sonra gelen nesili her zaman anlama gayretinde oluyorum.

Şimdi halim vaktim yerinde. Evliyim barklıyım. Çok şükür bir işim var ve çok fazla hayal kurmuyorum. Gençlik hayallerinden ve hevesinden çok uzakta, iktisadi ve mütevazi bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Ve bu bana her şeyden daha keyifli geliyor.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir