"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bir Vebal Olarak Yazmak

Kişisel ve fikirsel olgunluğumuzu tamamlamadan önce yazmak tehlikelidir. Bunu bizzat yaşadım. Lise son sınıf öğrencisiyken yazmaya başladım. Diyeceksiniz ki, lise son sınıf öğrencisi kişisel ve fikirsel olgunluğunu tamamlayamaz mı? Belki de. Ama ben tamamlayamadım ve bu süreçte yazmaya başladım.

O zaman yazdığım kimi erdemli yazılar, belki yakın çevrem tarafından edebiyat parçalama olarak telakki ediliyordu. Ben o zamanlar samimi bir şekilde yazmayı düşünüyordum ama yazar olarak yazdıklarımın sorumluluğunu taşıyor muydum bilemiyorum. Yazarın böyle bir sorumluluğu var mı? Öncelikle bunun bilinmesi gerekiyor. Yani erdemli yazılar yazıyorsanız, erdemli bir insan olmak zorundasınız. Ama burada felsefi problemler ortaya çıkıyor. Birey erdemli yazılar yazma hissiyatında iken, erdemli biri olduğunu bilmeli mi? Eğer bilirse, bir erdemlinin erdemli olduğunu bilmesi, erdemliliğine ters düşmez mi? Bireyin erdemli olduğunun bilinci, erdemli bir tavır olarak görülmese gerek.

Yazı yazarken kendimi sorumlu hissediyorum. İstediğim gibi özgürce yazmıyorum. Bir takım değerler ve düşünceler beni bazı şeyleri yazmam konusunda kısıtlıyor. Ben şahsen yazının bir vebali olduğunu düşünüyorum. İnanmadığım bir şeyi yazmak istemiyorum. Bu yüzden tamamen ticari kaygı güttüğüm metin yazarlığı işinde muvaffak olamadım.

Bir de bence güzel yazamayacaksam, neden yazayım? Okunacak o kadar kitap varken, insanların benim yazılarımı neden okusunlar?

Ama yine de yazmaktan vazgeçmiş değilim. Ama yazmanın bir vebal olduğunu gerçekten düşünüyorum. Bu yüzden yazarken, dikkat etmeye gayret ediyorum. Değerlerimin beni sınırlandırmasını, iyi hasletlere açılan bir kapı olarak değerlendirdiğim için, bu kısıtlamadan hoşlanıyorum. Ama Hürriyet’in “Yazar Kafe” uygulamasından vazgeçmiş bulunmaktayım. Çünkü bunun beni engelleyeceğini düşünüyordum. 

Her şeyi istediğimiz gibi yazabilir miyiz? Ya da buna mecbur muyuz? Her şeyi istediği gibi yazan yazarların, yazın tarihine neler kazandırdığını biliyoruz. Cesur yazarlar, bize kimsenin söyleyemediğini haykırdılar yüzyıllarca. Belki ben, yazıya karşı vefasızlık yapıyor olabilirim. Söylenmesi gereken bir söz varsa, bunu yazmak gerekmez mi? Yazmak bir vebaldir ama yazar, yazmaya niyetlenmişse yazmalı. Belki yargıç olmamalı ama tanıklık etmeli.

2 Yorum

  1. kurgucuzihnim kurgucuzihnim 16 Mayıs 2015

    O olgunluğa ulaşıp ulaşamadığımızı asla bilemeyizki Tecrübelerimize göre zihin ve ruh halimiz sürekli değişiyor.

    • Cemali Karaca Cemali Safa 17 Mayıs 2015

      Yazıyı tamamlayan bir yorum olmuş. Sağ olun…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir