"Enter"a basıp içeriğe geçin

İnsanın İçtimai Yapılara Olan İhtiyacı ve Bir Teşekkür

Her ne kadar arkadaşlar benim yalnız kalmamdan dem vursa da, ben bireyin sosyalleşmesine ve toplumsal yapılarda olması gerektiğine inanıyorum. Bu noktada toplumsal örgütlenmeyi önemsiyorum. Ben şu an kişisel gelişimimde, kendi okulumun hem öğretmeni ve hem de öğrencisi olduğum için, bu durumun çok doğru olmadığını ve mutlaka bir kılavuzun olması gerektiğine inanıyorum.

Evrensel etik kurallarına aykırı olmayan tüm toplumsal örgütlenmeyi önemsiyorum. İnsanların bir arada düşüncelerini ifade etmeleri ve bu düşünceleri uygulamaları açısından bu tür örgütlenmelere ve cemaatlere ihtiyaç vardır. Müslüman olduğum için dini örgütlenmelerin varlığının zaruri olduğunu düşünmekteyim. Ama siyasi çıkarlar için her türlü hileyi yapan, Mavi Marmara saldırısında otoriteden izin alınması gerektiğini söyleyen, baş örtüsüne fürüat diyen cemaatler müstesna haliyle. 

Dini örgütlenmelerde tarikatlara olan tavrım ve tutumum cemaatlerin ki kadar yakın değil. Ben bir liderin, bir önderin, bir imamın zaruriyetine inanıyorum. Ama kişilerin kutsanmasını, Allah Dostu ya da Veliyullah olarak nitelendirilmesini doğru bulmuyorum. Veliyullah kavramına olan inancım tam. Elbette kamil-i mürşid ve marifet mertebesine ulaşmış insanlar vardır. Ama bu insanları kimse bilmez. Bilemez. Mantığa uygun olan da budur. Zaten bir kimse Allah dostu olduğunu iddia edemez. Bunu bilmez, bilirse kamil-i mürşid olamaz. Hadi diyelim ki, kendisi bunu bilmiyor. Milyonlarca mensubu olan bir tarikatın liderine, milyonlarca insan Allah Dostu diyorsa ve bu noktada şirke yakın ifadeler kullanılıyorsa ve mevzu bahis kişi aklının ucundan, bu hususta çok küçük bir düşünce geçirse kamil-i mürşid mertebesinden olmadığını gösterir.

Bendenizin toplumsal  örgütlenmelere olan ihtiyacı, üniversite yıllarında siyasi örgütlenmelerde başladı. Maceram şu an siyasi arenada başka bir isimle devam eden  siyasi parti ve ben isim vermek istemiyorum. Bu talihsiz bir başlangıçtı. Çünkü siyasetin ne kadar acımasız ve gerektiğinde başta değerler olmak üzere ne kadar tavizkâr olduğunu gördüm. O zaman üniversite eğitimi gördüğüm Mersin’de siyasi örgütlenmenin merkez ilçe gençlik kolları başkanlığında yer alıyordum. Genç yaşta edindiğim bu makam bana o zamanlar ağır geldi ve siyasetin bana göre olmadığını anlayıp görevimden olaylı bir şekilde istifa ettim. Bir genç olarak siyaset yapmak istiyordum bu doğru ama siyaset yapacak ehliyete sahip değildim. O zamanki siyasi örgütlenmelerde bana yardımcı olacak kimse de olmadığı için, siyasi hayatım başlamadan bitti.

Daha sonra, üniversite eğitimi için kaldığım bir yurtta, Milli Görüş ile karşılaştım ve her zaman bu görüşü meydana getiren başta Necmettin Erbakan olmaz üzere bütün gönüldaşlara dua ettim, ediyorum. Hayatımın en verimli ve en anlamlı günlerini o yurtta yaşadım. Akşam namazından sonra mescitte bir halka oluştururduk ve gündemi değerlendirirdik. Güzel günlerdi ve bizlerle çok ilgilenildi. Ben bu örgütlenmedeki insanların samimiyetinden hiç şüphe etmedim. Siyasi kanadında pek yer almasam da, gördüğüm kadarıyla ilk katıldığım ilk siyasi oluşumdaki kadar kirli bir siyasetleri yoktu ve temiz siyaseti önemsiyorlardı. Hatta değerlerden vazgeçmemek için, mağlubiyeti tercih edebiliyorlardı. Allah rahmet eylesin Erbakan Hoca’nın emeği üzerimizde çok.

Umarım emelini yaşatacak gücü Allah bize nasip eder.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir