"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bir Kardeşlik Örneği: Ensar ile Muhacir

Ve onlardan önce o yurda yerleşen imana sarılanlar kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi, onları öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar umduklarına erenlerdir. (Kuran, 59/9)

Modern dünyada insanlar birbirlerine rakip. Hep daha iyi olma çabasında. Bu acımasız rekabetin içerisinde sanki her şey mubah.  Kuran modern dünyaya bu noktada karşıdır. İnananların kardeş olduğunu ve bu noktada ihtiyaçlarından mes’ul olduğunu Kuran’da görüyoruz. Hele hele Ensar ve Muhacir ayetlerinde bu durum bizlere çok iyi anlatılmaktadır. 

Kalabalık apartmanlarda insanlar Müslüman oldukları halde birbirlerini hiç tanımazlar. Bir şey istediklerinde sadece kendileri için isterler. Allah’ın insanların kardeşliği konusundaki tutumunu öz kaynak Kuran‘dan öğrenmediğimiz için, haliyle sadece kendi çıkarımız için çabalıyoruz.

İslam toplumsal barışı ve esenliği önemser. İnsanların bir arada mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaları için, biricik kaynak Kuran‘da bunlar ile ilgili bir takım ayetler bize çok şükür gerçeği ulaştırmıştır. Bu noktada Ensar ve Muhacir‘in yeri önemlidir.

İnsanlar şu an aile bireyleri için dahi,  canlarını tercih etmezken, İslamiyet’in ilk yıllarında dinleri ve inançları uğruna, Mekke’den Medine ye göç eden Muhacirler ve Mekkeli Müslümanlara yardım eden Medineli  Ensar birbirleri için can kardeş olmuşlardır. Modern insanlığın Ensar ve Muhacir’den öğreneceği çok şey var. Hiç bir modern hukukun sağlayamayacağı bir barış ve selametten bahsediyoruz. Cezai yaptırımlar ve Allah’ın varlığının, birliğinin olmadığı modern bilimin öncülüğündeki hiç bir kanun, yasa, düşünce sistemi bu kardeşliği tesis edemeyecektir. Bu kardeşlik bağı belki tarihin hiç bir döneminde gerçekleşmeyecektir. İnsanlık tarihi belki tarihinin en önemli kardeşliğine o zamanlar tanıklık etti. Ve biz de biricik kitabımız Kuran’da o insanları hayırla yad ediyoruz. Allah onlardan razı olsun.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden 13-14 asır önce, insanlığın hiç bir zaman göremeyeceği bir barış ve esenlik rüzgarı esmiştir çorak topraklarda.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir